T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Ankara Şehir Hastanesi

Oruç ve Böbrek Yetmezliği Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2021

Oruç ve Böbrek Yetmezliği


 

Ankara Şehir Hastanemiz Nefroloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Fatih Dede, böbrek yetmezliği başta olmak üzere Nefroloji takibinde olan hastaların, ramazan ayında dikkat etmesi gereken konular hakkında önemli uyarılarda bulundu.

 

Böbrekler, vücudun su ve tuz dengesini sağlayan, birçok mineralin kanda sabit miktarda kalması için çalışan ve gün boyu vücutta oluşan atık maddeleri uzaklaştıran, hayati öneme haiz organlardan biridir. Böbreklerin yaptığı bu işlerin yolunda gittiğinin en önemli kanıtlarından biri günde yaklaşık 1-1.5 litre idrar üretilmesidir. Böbreklerin bu işlevlerinin geri dönüşsüz olarak bozulmasına kronik böbrek yetmezliği denir.

 

Böbrek yetmezliğine neden olan hastalıkların en önemlileri, şeker hastalığı ve yüksek tansiyondur. Bunun yanında, doğuştan idrar yolu ve idrar torbası anormalliği olanlar, kistik böbrek hastalığı varlığı, nefrit öyküsü olan veya böbreklerden protein ve kan kaçağı tespit edilen hastalar, sık idrar yolu enfeksiyonu ve taş düşürme hikâyesi olan hastalarda kronik böbrek yetmezliği gelişebilir. Bunun yanında, özellikle yaşlı ve çocuklarda başta olmak üzere; ağır ishaller, kanamalar, yetersiz su veya sıvı gıda alımı, yanlış ilaç kullanımı (ağrı kesiciler, antibiyotikler, film çekilmesi için damardan verilen ilaçlar, kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar), ağır ateşli enfeksiyonlar, deprem ve trafik kazası yaralanmaları ve prostat büyümesi gibi nedenler geçici böbrek yetmezliği yaptığı gibi; daha önceden var olan kronik böbrek yetmezliğini daha da ağırlaştırabilir. Beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, günlük sofra tuzu tüketimindeki artış, aşırı yağ ve tuz içeren hazır gıdalar, meyve ve sebzenin az tüketilmesi, sigara ve yetersiz egzersiz böbrek hastalığı gelişme riskini artırmaktadır.

 

Böbrek yetmezliği tanısı alan tüm hastalar, diyet ve kullandığı ilaçlar konusunda doktordan bilgi almalı, yanlış ve gereksiz ilaç kullanımlarını önlemek için gittiği her doktora böbrek yetmezliği tanısıyla takip edildiğini beyan etmeli, eski kan tahlilleri ve ultrasonografileri varsa bunları doktoruyla paylaşmalı ve mutlaka Nefroloji ünitesi olan bir merkeze başvurarak, düzenli takip altında olmalıdır. Yetersiz tedavi olan hastalarda ve kontrollerin aksatılması durumunda, hızlıca diyaliz ihtiyacı ortaya çıkabileceği bilinmelidir.

 

Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar; öncelikle aralıklı olarak tansiyon ölçülmesi, yeterli miktarda sıvı tüketilmesi (mevsime göre değişmekle birlikte ortalama 1.5-2 litre, tercihen su) ve günlük sofra tuzu tüketiminin azaltılmasıdır (normal bir kişinin günlük sofra tuzu tüketimi, normal dolulukta 1-1.5 çay kaşığını geçmemelidir). Doktor önerisi olmadan ağrı kesici, romatizma ilacı ya da bitkisel ilaçların kullanılmaması, sigara içilmemesi, düzenli egzersiz yapılması ve ideal vücut ağırlığının korunmasına da dikkat edilmelidir.

 

Kronik böbrek yetmezliği tanısı olup oruç tutmak isteyen tüm hastalar, ramazan ayı öncesi yaşlarına ve eşlik eden hastalıklarına göre Nefroloji uzmanı tarafından bireysel değerlendirilmeli ve eğer başka hastalıkları da varsa başta ilgili bölümlerin kontrolünden geçmelidir. Oruçlu dönemde oluşabilecek sorunlar hakkında (böbrek yetmezliğinde ilerlemenin bulguları olabilecek aşırı kilo alımı, bacaklarda şişlik, nefes darlığı, iştahsızlık, bulantı, kusma, yorgunluk, uykuya meyil, kan basıncı kontrolünde bozulma) bilgilendirilmeli ve dikkatli olunmalı, nefrolojik takip ve tedavileri düzenlendikten sonra oruç konusunda bir karar verilmelidir. Açlık süresince yakın doktor kontrolleri aksatılmamalıdır.

 

Kronik böbrek yetmezliğinin erken evrelerinde (evre 1-2 hastalar), kan basıncı takipleri normal seyrediyor ve idrarda ağır protein kaçağı da yoksa, yakın doktor takibi ile oruç tutulabilir. Ancak, günlük aktivitede kısıtlamaya gidilmesi konusunda bilgilendirilmeli ve oruç tutmadığı dönemde, günlük idrar çıkışı normal olacak şekilde (>1.5 litre/gün) yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır. Oruçlu iken olumsuz bir durum ortaya çıkarsa, ısrarcı olmamaları gerektiği net olarak belirtilmelidir. Kronik böbrek hastalığının orta ve ileri evrelerinde oruçlu olmak ciddi sorunları beraberinde getirebilir. Karın veya makine diyalizi ile hayatını devam ettirebilen hastalarda, oruç tutmak çok yüksek risklidir. Böbrek nakli geçirmiş hastalar ciddi ilaç tedavileri altında takip edildiklerinden ve her hastanın özelliği farklı olduğundan; oruç konusunda hasta ve hekim ortak karar vermelidir. Diyalizle veya organ nakliyle izlenen hastalarda, oruç için ısrarcı olmanın hayati riskler oluşturabileceği hastalara özenle anlatılmalıdır.

 

Tüm bu veriler ışığında, oruç tutmak isteyen ve uygun görülen hastalara önerilecek tavsiyeler;

1- Oruçlu olmadığı dönemde günlük sıvı alımının 2 litre ve üzerinde tutulması

2- Sıvı kaybını artıracak mekân ve kıyafetlerden uzak durulması

3- Ağır fiziksel aktivitenin kısıtlanması

4- Diyet önerilerinin gözden geçirilmesi

5- Risk oluşturabilecek klinik durumlar konusunda uyanık olunması (kilo alımı, bacaklarda şişlik, nefes darlığı, bulantı, kusma, kan basıncı kontrolünde bozulma vb.)

6- Oruç süresince yakın kontrollere devam edilmesi

 

böbrek.jpg

Paylaş