MUŞ'TA HEMOLİTİK ANEMİ TANISI ALAN 3 YAŞINDAKİ ÇOCUK, AMBULANS UÇAKLA GETİRİLDİĞİ HASTANEMİZDE ŞİFA BULDU.
23 Mart 2026

1


Ailesi tarafından götürüldüğü dış merkezde hemoglobin değerlerinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan 3 yaşındaki Kadir Çakır, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Muş'tan sevk edildiği hastanemizdeki tedaviyle sağlığına kavuştu.

Halsizlik ve solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine ailesi tarafından Muş Devlet Hastanesine götürülen 3 yaşındaki Kadir Çakır, burada yapılan tetkiklerde kırmızı kan değerlerinin düşük olması sebebiyle yoğun bakıma alındı.

Yapılan tetkiklerin ardından hemolitik anemi teşhisi konulan Kadir Çakır, Muş Devlet Hastanesinde hematoloji bölümü bulunmaması nedeniyle ileri tedavi için Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanemize sevk edildi.

Hastanemizde hemolitik anemiye yönelik tedavi uygulanan minik hastamız yeniden ayağa kalktı.

"Buraya geldi, şimdi ayaklandı çok şükür"

Yaşadıkları süreci Anadolu Ajansı muhabirine anlatan baba Muhammed Çakır, oğlunda halsizlik ve yorgunluk belirtileri bulunduğunu, kısa süreli uyanmaların ardından yeniden uykuya daldığını söyledi.

Vakit kaybetmeden hastaneye başvurduklarını ifade eden baba Muhammed Çakır, yapılan tetkiklerde çocuğunda kan değerinin düşük olduğunun belirlendiğini ve kan kanseri olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini söyledi.

Baba Muhammed Çakır, kara yoluyla ulaşımın zorlu olmasından dolayı çocuğunun ambulans uçakla yaklaşık bir saat içinde Ankara'ya ulaştırıldığını ifade ederek, "Allah devletimizden razı olsun. Cumhurbaşkanı'mıza ve Sağlık Bakanlığına bize uçak ambulans olanağı sağladığı için minnettarım." dedi.

Tedavi sürecinin ardından çocuğunun sağlığına kavuştuğunu belirten baba Muhammed Çakır, "Çocuğum yataktan kalkamıyordu, buraya geldi maşallah şimdi ayaklandı çok şükür. Kilo da aldı, yürüyor, koşuyor." ifadelerini kullandı.

"Hemolitik anemi çocukluk çağında nadir görülür"

Çocuk Hematoloji Uzmanımız Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, Muş Devlet Hastanesinde yapılan değerlendirmelerde, hemoglobin değerinin 4 olarak ölçüldüğünü belirterek, çocuklarda normalde 10-12 civarında olması gereken bu değerin çok düşük olması nedeniyle hastanın yoğun bakıma alındığını söyledi.

Muş'taki hastanede hematoloji kliniği bulunmaması nedeniyle sevk kararı alındığını aktaran Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, bu süreçte kan değeri düşük olduğu için hastaya kan verildiğini ifade etti.

Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, uygulanan tedaviyle kan hücrelerindeki yıkımın durdurulduğunu ve değerlerin zamanla yükselmeye başladığını, yoğun bakım ihtiyacının ortadan kalkmasının ardından hastanın iki gün sonra servise alındığını kaydetti.

Hemolitik aneminin çocukluk çağında nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, bazı durumlarda enfeksiyon hastalıklarının ardından veya immün yetmezlik nedeniyle vücudun kendi hücrelerine savaş açabildiğini ve hastalığın ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hastalığın belirtilerine de değinen Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, şöyle devam etti:

"Bütün otoimmün kan hastalıklarında etkilenen hücreler dalak ve karaciğer tarafından yıkılmaktadır. Hemolitik anemide kırmızı kan hücrelerimiz, eritrositlerimiz yıkılmaktadır. Bunlar bizim vücudumuz için gerekli olan oksijeni taşıyan hücrelerdir. Bunların hızlı düşmesine bağlı olarak solukluk ve yıkıma bağlı olarak sarılık artışı olup göz beyazlıklarında sararmalar ortaya çıkabilir. Karaciğer ve dalak büyümesine bağlı olarak karın şişliği aniden ortaya çıkabilir. Bazı türlerinde ise idrarın rengi koyu olabilir. Bu tür belirtilerde mutlaka hastaneye başvurularak kan tetkiklerinin yapılması gerekir."

Erken tanı ve tedavinin önemine işaret eden Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, müdahale edilmediği takdirde hastalığın solunum yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi tablolara yol açabileceğini kaydetti.

Doç. Dr. İkbal Ok Bozkaya, hastanın mevcut durumuna ilişkin, "Hastamızın hemoglobin değeri 8,5'e ulaştı. Şu an sağlık durumu gayet iyi, yorgunluk, solukluk ve sarılık gibi bulguların hepsi azaldı. Yerinde durmuyor, yemeğini yiyor ve cıvıl cıvıl konuşuyor." dedi.