Otizmde Erken Tanı ve Toplumsal Kabul: Önyargıları Kırıp Farklılıkları Kucaklıyoruz
22 Nisan 2026

Otizm spektrum bozukluğu, günümüzde sıkça gündeme gelen ancak hala doğru bilinen yanlışların ve önyargıların gölgesinde kalan nörogelişimsel bir farklılıktır.

Otizm ile ilgili Bengü Türk TV'ye önemli açıklamalarda bulunan Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğimizden Doç. Dr. Gülser Şenses Dinç, otizmin genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan bir beyin gelişimi farklılığı olduğunu belirterek; sanıldığının aksine bu durumun aşılarla veya aile tutumlarıyla hiçbir bilimsel ilişkisi olmadığını vurguladı.

Çocuklarda isim söylendiğinde tepki vermeme, konuşma gecikmesi veya sosyal etkileşimde zayıflık gibi belirtilerin vakit kaybedilmeden uzman değerlendirmesine tabi tutulması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Gülser Şenses Dinç, erken müdahalenin hayat değiştirdiğine dikkat çekti.

Tanılama sürecinde ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme ve gelişim öyküsünün kritik önemde olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Gülser Şenses Dinç, bilimsel olarak en güçlü tedavi yönteminin, aileyi de sürece dahil eden ve sosyal becerileri geliştirmeye odaklanan "bireyselleştirilmiş özel eğitim" olduğunu belirtti.

Otizmli bireylerin toplumun her alanında, sosyal ve iş hayatında eşit haklarla var olabilmesi için anlayışın ve kabulün şart olduğunu dile getiren Doç. Dr. Gülser Şenses Dinç, "Bu çocukları gelişimsel bir çeşitlilik olarak görmeli, onları yargılamadan toplumun her alanında desteklemeliyiz" diyerek toplumsal farkındalık çağrısında bulundu.

Haberin detayları için videoyu izleyebilirsiniz.